Bir Virüs ile Tüm Beyinleri Hacklemek…

Virüs ile yönetilmek nasıl bir duygu sizce?

Bu yazıyı ciğerlerimizi değil ama beyinlerimizi ele geçiren ve adı virüs olan şeyin istilasına tepki olarak paylaşıyorum… Nereye bakılsa her yer Corona oldu… Haberler, paylaşımlar, sohbetler, hatta espriler de. Bir Allah’ın kulu da yahu ne oluyoruz, nereye sürükleniyoruz diyemiyor…

FARKINDA MISINIZ, KODLARIMIZLA OYNANIYOR…

Hiç sakinleşip, şöyle bir düşünen oluyor mu bilmiyorum… Manyaklık boyutunda, her yeri kaplayan iletişim bombardımanı aslında her birimizin endişelerinin birer yansıması… Korkularımızı takip eden iletişim füzeleri her yeri her şeyi tarumar ediyor.

Yönetilmeye ne kadar meraklıymışız meğer. Müslümanlara da şöyle bir göz atın. Herkes sanki hiç ölmemek varmış gibi ölüm endişesinin esiri oldu…

Bu mudur inanan bir kişinin ahireti isteme cesareti!..

Bu mudur inancın önderlerinin hayata tutunuş mesajlarından yapılan çıkarımlar!..

Hiç dönüp bakıyor muyuz, empoze edilen bu endişeler nelere mâloldu… Ya da gelecekte geliştirilecek hangi senaryoların bedava ve değersiz figüranlarının seçimi şimdiden yapıldı…

Meraklanmayın bu senaryonun sonuna gelindi…

Kısa süre sonra geliştirilecek aşı için milyarlarca insan şimdiden taleplerini ilan etti bile… Farkında mısınız bilmem… Günün sonunda azıcık ve değersiz ama teknolojik bir sıvıya milyarlarca Dolar akacak. Şu anda aşının hangi ülkelerde hangi fiyata satılabilirliğinin planları ve pazarlaması yapılıyor olmalı. Hatta emin olabilirsiniz, çoktan yapıldı da…

Bu dediğime burun kıvıranlar virüsten ölmezlerse görürler. 🙂

Tüm bu gelişmelerden, ekranlardan Corona fışkırtan o çok akıllı iletişimcileri sorumlu tutabilir miyiz… Ya da onlara kızılabilir mi?.. Zor…

Çünkü onlar endişelenen halka istediğini vermekle kendilerini yükümlü sayıyor. Siyasiler ise zaten halka karşı sorumlu. Alacakları oy korkusu onlara böyle işleri göz ardı ettiremez… Düzeni görüyor musunuz? Nasrettin hoca hesabı herkes haklı…

Yahu şu vahameti düşünebiliyor musunuz… Ülkede virüslü vaka yakalanmadı diye birilerimiz sosyal medyada nasıl da homurdandı… Bakan ilk vakayı açıklayınca da bu cenah derin bir oh çekmiştir herhalde…

Gerçekten yazık!

Dünya ne kadar kolaylıkla panik haline sokulabilir hale getirildi. Ancak dokunarak hissedilecek bütün yaşamsal eylemler üzerinde bir endişe havası var şu anda…

Daha dün sapıklık figürleri üzerinden sokakta bir çocuğu sevemez, parkta dedesi torununu kucaklayıp öpemez olmuştu. Şimdi ise tokalaşmadan tutun her türlü yan yana gelmelerin önüne şıp diye geçildi…

Böyle giderse düğün derneklerin de suyu kesilir. Bu endişeyle toplu ibadet falan da yapılamaz…

Bugün insani dinamiklerin göstergesi olan sağlık, seyahat, üretim, eğitim, spor, fuar, toplu taşıma ve bu alanlara bağlı daha birçok iş ve işletme çökertilme noktasına geldi…

Elbette ki günün sonunda bunların hiçbiri ilanihaye çökmeyecek… Ama dizayn edilecek… Başta para olmak üzere her şeye yeniden ayar verilecek…

Ancak hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak. Dünyanın yuları, kişisel endişeler ve bireysel konforlarımız üzerinden ele geçirildi.  Bundan sonra endişelerine gem vuramayan insanlık, özünde Paranoyaklık taşıyan bir zavallı virüs ile her daim yönetilecek.

Böylesi senaryolara hükmedenlerin, yani fırsat buldukça tüm beyinleri hackleyenlerin; finans, iletişim, eğitim vd global maşaları ve takipçileri, günün sonunda yeni dengelerin parametrelerini insanlığa empoze edecekler… Karşımıza geçip; “Asıl amacımız insanları mutlu etmektir!” diyerek para, iş, aş ve gelecek endişesi ile bizleri ikna edecekler…

Artık kime ve neye inanıp güveneceğiniz sizin elinizde…

Yarın kendinizi nasıl hissedersiniz? Bilemem…

Hasan Mustafa Arslan

One comment

  1. Eline kalemine sağlık
    Mustafa bey kardeşim
    Çok güzel ifade etmişsin…İnsanın zaaflarını kullanarak zihni esir alınıyor…
    Vesselâm

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir