Kutsal geceler!

21.6.2017


Asıl soru şudur.

Bir şeyin kutsal sayılması ve bu kutsallığın kabul görüp gereklerinin yapılması nedir, nasıl oluşur!

Din ile ilgili olan bir şeyin kutsallığı ancak Allah’ın o şeyi ya da yeri Kutsal yapmasıyla olur. İnsanların din ve Allah adına bir şeyi ya da yeri kutsal (Kuddüs) kılmaları söz konusu dahi edilemez.

Allah’ın açıkça belirtmediği bir şey ya da yer, insanlar tarafından kutsal ilan edilerek birtakım ritüeller ile takdis edilmeye yani yüceltilmeye başlanırsa bu haddi aşmak olur. Bunu yapanlar kendilerini Allah’ın yerine koymuş olurlar.

Çok basit ve düz mantık ile konunun özü böyledir.

Yahudi ve Hristiyanların bu konuda sicilleri oldukça kabarıktır. Adem’den bu yana tüm nebilerin insanlara ilettiği Allah’ın vahyi Kutsal olan şeyleri belirlemiştir. Hac menasikleri ve mekanları yani haram bölge bu konunun en iyi örneğidir. Kadir gecesi bilgisi de ayetle sabit olan ancak günü sabitlenmemiş bir olgudur. Her iki örnek ile ilgili detaylar vahiy yoluyla insanlara ulaştırılmış ve gerekli açıklamalar yapılmıştır.

Bu açıklananların dışında birilerinin kendiliklerinden bir kutsal ilan etmesi ya da Allah tarafından ilan edilmiş kutsalı takdis etmek (kabul edip gereğini yerine getirmek) adına kendiliklerinden ilave işler geliştirip sonra da bunu kurumsallaştırmaları olacak iş değildir. En hafif tabirle böylesi bir amaca hizmet eden bidatler -Allah muhafaza etsin- uygulayıcılarının kendilerini yaratıcının yerine koyma eylemidir.

Allah resulünün “Öyle ki, onlar keler deliğine girseler sizde arkalarından girersiniz.” Sözünü tam da burada hatırlamak gerekir. Bu gibi konularda sorumluluğu atalara atıp “Geçmişte herkes yapmış biz de yapsak ne olur!” yaklaşımı asla sağlam bir ölçü değildir.

Unutulmamalıdır ki terazinin ölçüsünü koyan ve uygulayacak olan Allah’dır. Kutsal geceler mevzuunda; geçmişte siyasetin kullanıp geliştirdiği ve halende siyaseten yürütülen birçok ritüelin din gününde olumlu bir karşılığının olacağını beklemek boş bir kurgu ve hayalperestliktir. Özellikle uydurulmuş şeylerin peşinden giden çoğunluğun durumu hakkında şu ayetler ibret vericidir.

Hiç düşünmeden onları takibe koyulmuşlardı.

Onlardan öncekilerin çoğu zaten yanlış yoldaydılar.

Üstelik aralarından onları uyaran elçiler çıkarmıştık. (Saffat 37/70-71-72)

Yeryüzündeki insanların çoğuna uyacak olsan seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar, sadece varsayımlarla hareket ederler. Onlar, sadece atarlar. (Enam 6/116)

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir